Hasan Düzgün - Kişisel web sitesi

 
Anasayfa arrow Güncel arrow GÜNÜMÜZDE YENİ NESİL VE ESKİ NESİL ARASINDAKİ İLETİŞİM FARKI
GÜNÜMÜZDE YENİ NESİL VE ESKİ NESİL ARASINDAKİ İLETİŞİM FARKI Yazdır E-posta

Amerikan yapımı ve televizyonlarımızda yayımlanmış COSBY ailesi filmini bilmeyenimiz yoktur.Bir babanın çocuklarıyla nasıl arkadaşlık kurduğunu,aile içinde özgür yaşam ortamının nasıl kurulduğunu, bazen şaka yollu bazen uyarıcı mahiyette konularına göre dozun ayarlandığını gördük ve yaşadık.O arada annenin her iki taraf için denge unsuru rölünü üstlendiğini gördük ve bütün dünyada izleyici rekorları kırdığını, gerek görsel gereksede yazılı basında okuduk.Okumayan ,araştırmayan bir toplum olduğumuz için belkide bu tip önemli haberleri haber olarak saymayız bile, hatta önemsemeyiz.Oysa günümüzün aile içi en önemli problemlerin başında iletişim sorunu ilk sırada yer aldığını kabullenmeliyiz.Birçoğumuz bunu önemsemeden dillendiririz. Çünkü ataerkil yapımız gereği ne yapalım çocuğumuzdur her ne yaparsa yapsın kabullenmek zorundayız, mantığıyla bakarız olaya.Yada anne babadır ne söylerse yeridir kabulümdür diyerek adeta birbirine nazire yaparak hayatı sürdürmeye çalışırız.Özde gerçeğin bu olmadığı böyle yapmakla sorunları ve gelecekteki olabilecek tartışmaların tortularını halı altına süpürdüğümüzün farkında bile değiliz.Bunlara bölgesel gelenekleri eklediğimizde daha vahim sonuçlar görmek mümkündür.1950 ve 60 yıllarda genç bir delikanlının büyüklerinin yanında başı açık gezme şansı yoktu.50X50 ebadında (yağlık) denen bir bezle baş örtülür yada hacca gidip fes getirenlerden bir fes kapma şansınız olursa onunla örtmek zorundasınız.Büyükler yoldan geçerken küçükler oyun bile oynayamazdı büyükler geçtikten sonra oyuna devam edilirdi neymiş efendim, büyüklere saygıymış.Düğünlerde bayramlarda horon oynanır kutlamalar yapılır ,ama gençler büyüklerin yanında horon oynayamaz eğlenemez ayıp sayılırdı.oysa görsel sanat denen birşey vardır, ama bundan habersiz ona pranga vurulduğunun hiç kimse farkında değil.Sıgara içmek içki içmek yada ayak ayak üstüne atmak gibi uygulamalar mazallah suç sayılacak kadar önemliydi.Yukarıda bahsettiğim örnekleri çoğaltabiliriz.Kızlarımız için erkeklerin yanında konuşamaz, sofrada erkek varken yemeğe oturamaz, erkeklerle beraber yemek yiyemez, büyüklerine karşı söz söyleyemez her söylenene evet demek gibi bir mantık yüklenmiş ve öyle yetiştirilip hayata sürmüştür.Bunları iş alanlarında camide mescidde yolda yaşamın bütün alanlarında görmek mümkündü.Bu karmaşık ve içinden çıkılmaz anlayış eğitimin artması kentleşmenin yaygınlaşmasıyla kırılma yaşamaya başlamıştır.Kırılma olduğu yerde budefa kuşaklar arasında ve yukarıda saydığımız uygulamalar tartışılır olmaya başlandı.O tartışmalar zaman içinde kısmen kabul görsede birçok farklılıklar hala aşılamamış,  iletişim kopukluğuna yol açmış durumdadır.Oysa hiçbirimiz ne anne babamızdan yada çocuklarımızdan vazgeçme gibi bir lüksümüz yoktur.O halde bunun çözümü anne ve babaların artık gerilere çekilip gençlerin önünü açarak ve onlara güvenerek geleceğin inşasını onlara bırakmaktır.Bundan başka çözüm yolunun olduğunu düşünmek bile doğru değildir.Gençlere güvendikçe onlarında zaman zaman büyüklerine danışarak yaşamı kolaylaştıracaklarının farkına varacakları muhakkaktır.Ben geçlere sonsuza dek güven duyarım büyük ATATÜRK hitabesini yaşlılara değil gençlere hitaben söylemiştir.O halde gençlere güvenmek zorundayız.

 
< Önceki   Sonraki >

Ana menü

Anasayfa
Hakkımda
Uzungöl
Resimlerim
Kitaplarım
Müzik
Politika
Spor
Ekonomi
Güncel
İletişim
Arama

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

[+]
  • Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Auto width resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • blue color
  • green color